ÖZ
Amaç
Mandibular kanalın gizli anatomik varyasyonları, implant yerleştirilmesi, üçüncü molar cerrahisi ve diğer invaziv işlemler sırasında hemoraji, nörosensoriyel yaralanma ve cerrahi komplikasyon riskini belirgin şekilde artırabilir. Klinik önemlerine rağmen bu varyasyonlar rutin görüntülemelerde sıklıkla gözden kaçmaktadır. Bu çalışmanın amacı, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) ile mandibular kanal varyasyonlarının prevalansını ve dağılımını belirlemek; ayrıca yaş, cinsiyet, dişsizlik durumu ve taraf ile ilişkilerini değerlendirmektir.
Yöntemler
Bu retrospektif kesitsel çalışmada, 426 hastaya ait 794 hemimandibular KIBT görüntüsü (286 kadın, 140 erkek; ortalama yaş: 43,68±12,34 yıl) incelendi. Varyasyonlar Naitoh sınıflamasına göre değerlendirildi. İlişkiler Pearson ki-kare testi ile analiz edildi (p<0,05).
Bulgular
Mandibular kanal varyasyonları hemimandibulaların %86,4’ünde saptandı. En sık görülen alt tip Tip 3 (retromolar kanal) (%46,2) olup, bunu Tip 2 (dental kanal) (%28,7) izledi. Cinsiyet (p=0,123) ve taraf dağılımı (p=0,120) ile anlamlı ilişki bulunmadı. Yaş ile anlamlı ilişki saptandı (p=0,001); Tip 3 varyasyonlar en sık 41-50 yaş grubunda görüldü. Ayrıca dişsizlik durumu ile de anlamlı ilişki bulundu (p=0,001), özellikle posterior molar diş kaybı olan bireylerde daha belirgindi.
Sonuç
Mandibular kanal varyasyonları oldukça yaygın olup tesadüfi bulgular olarak değil, klinik açıdan önemli anatomik oluşumlar olarak değerlendirilmelidir. Retromolar kanal baskın alt tip olarak belirlenirken, yaş ve dişsizlik varyasyon paternlerini anlamlı şekilde etkilemiştir. Tedavi planlamasını optimize etmek ve nörovasküler komplikasyonları azaltmak için işlem öncesi KIBT değerlendirmesi şiddetle önerilmektedir.


